Free CSS Navigation Menu Designs 2 at exploding-boy.com

Backgrounds From FreeGlitters.Com
   
  MEDIA ZAZA-ZAZA MEDYA
  PERE VER/Home
 
                   

 

Wellcome to MEDIAZAZA Page !....... Xêr Ome Perê MEDIAZAZA! .......ZAZAMEDIA Sayfasına Hoşgeldiniz! .......
      _____________________________________________________________________________________________________________________

 _ _________   ____________________________________________________________________________________________________________

 Media Zaza Flash 

HABERLER - YORUMLAR 

____________________________________ ____________________________________________________________________________________

_______________________________________ _________________________________________________________________________________

 

   

 

Zaza Aydını Ferhat Pak (Mahmut Pamukçu) Vefat Etti

 

Zaza Aydınlarından Ferhat Pak (Mahmut Pamukçu) 15.10.2008 tarihinde Almanya Wetzler'de vefat etmiştir.

Ailesinin, sevenlerinin ve Zaza Halkının Başı Sağ olsun.

Merhumun mekânı Cennet olsun, nur içinde yatsın

 

Ferhat Pak  (1960 - 2008)

Ferhat Pak  (Ferhed Pak)

Ferhat Pak (namê xoyo raştıkên: Mehmud Pamukçu) serra 1960ine de ameyo riyê dınya. O bırayê Ebubekir Pamukçuy bi.

O semedê deway Zaza u Zazaistani ra zehf gırweya. Ey 1983 ra heta 2008 be namey Mehmudi Çermug u Ferhat Paki ra pêserokanê Zazaki de, zey Ayre, Piya, Raştiye, Ware, Kormışkan, ZazaPress u Çımey de xeylê nuştey nuşti.

Ferhat Pak 15.10.2008 de sukay Almanya Wetzler de reşt rama Heqi/Ellay.

Grewten/Alıntı:Zazaki Wikipedia-Wikipedia Zaza

 

 

 

 

Zazalar Geleneği Bozmadı

Muş’ta Zazalar tarafından Özellikle Ramazan bayramlarında yıllardan beri gelenek haline getirilen mahalli yemek verme geleneği devam ediyor.

Muş’ta ikamet eden zazaların yıllardır sürdürdüğü gelenek devam ediyor. Bayram namazından sonra kadınlar tarafından yapılan “ğevre” adlı yemek taziye evinde dağıtılıyor. Zaza kültürü olan yemek bir gün önceden hazırlanıyor.

Zaza kadınları tarafından evlerde yapılan ve “ğevre” yemeği olarak bilinen börek şeklindeki yemeği kılınan Bayram namazının ardından taziye evinde toplu halde yediklerini belirten Muhittin Aytunç, isimli vatandaş, dedelerinden ve babalarından kalma geleneği sürdürdüklerini bu geleneği kendilerinden sonra gelen nesillere bırakmaya çalıştıklarını ifade ederek şöyle konuştu; “Zaza kültürü olan yemek özellikle kadınlar tarafında bir gün önce börek şeklinde açılır ve içine peynir, kavurma ve soğan koyarak yapılır. Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar bu gelenek özellikle zaza kesiminde devam ediyor. Bu yemeğin bir tek amacı var oda birlik ve beraberliğimizi sağlıyor. Zaza mahallesindeki Zaza Camiinde kılınan bayram namazından sonra toplu olarak vatandaş tarafından evlerinde yapılarak getirilen ğevre yemeği taziye evinde yedikten sonra birlikte evleri dolaşarak şeker toplanırı. Bu güzel geleneğimiz herkese örnek olsun diye yıllardır sürdürüyoruz. Yapılan ğevre yemeği zaman zaman zazalar arasında özel günlerde de yapılarak dağıtılır” dedi.

Ğevre böreğinin bir tek zaza aşireti içerisinde yapıldığını belirten Muhit Yüce isimli vatandaş ise, Zazaların büyük bir bölümü Bingöl ve bağlı ilçelerde yaşıyor. Muş merkez ve köylerde ise yaklaşık 20 bin zaza bulunmaktadır. Bayramlarda ve zazaların özel günlerinde bu özel yemek yapma geleneğimizi Bingöl’den Muş’a taşıdık. Ben 60 yıldan beri Muş’ta yaşıyorum. 60 yıldan beri bu geleneğimiz Muş’ta da devam ediyor ve bundan sonrada devam edecektir” şeklinde konuştu.

Muşun Sesi Gazetesi
ALINTI:http://www.mus.gen.tr/news.asp?Action=Read&hid=4995

 

   

ZAZA KENT CAN ÇEKİŞİYOR

Genel Haberlergirvastutkunu bildirdi: "
Elazığ Son 55 Yılın En Kurak Baharını Geçiriyor Elazığ'da Nisan Ayında Metrekareye Düşen Yağış Miktarının 11 Kilogram Olarak Gerçekleştiği Belirtilirken, Bu Miktarın Son 55 Yılda Görülen En Düşük Miktar Olduğu Kaydedildi.



 Elazığ'da Nisan ayında metrekareye düşen yağış miktarının 11 kilogram olarak gerçekleştiği belirtilirken, bu miktarın son 55 yılda görülen en düşük miktar olduğu kaydedildi. Geçen yıl Nisan ayında Elazığ'a 68 kilogram yağış düşerken, uzun yıllar ortalamasının da nisan ayı için 64 kilogram olduğu ifade edildi.

Bu yıl yağışların az olması, özellikle tarım alanlar başta olmak üzere yeraltı sularında, baraj ve göllerde su seviyesinde arzulanan yükselişin olmamasına yol açtı. Elazığ'da Nisan ayında metrekareye düşen yağış miktarının 11 kilogram olarak gerçekleştiğini belirten Elazığ Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Mayıs ayında yağışların olumlu olmasını beklediklerini ancak bu ayda düşecek yağışların arzulanan neticeyi getirmeye yetmeyeceğini söylediler.

Elazığ'ın yağış açısından bu yıl Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında geçen yıla göre oldukça geride kaldığını belirten Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri, bunun sonucunda kuraklık tehlikesinin yaşandığını ifade ettiler. Yetkililer, 2006 yılında metrekareye toplam 392,6 kilogram, 2007 yılında 323 kilogram, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında 80 kilogram civarında yağış düştüğünü belirterek, bu azalmanın Elazığ'da hem tarımsal alanda, hem de sanayi alanında sıkıntıların yaşanmasına yol açtığını belirttiler.

Not: IHA"
 
ALINTI: http://www.girvas.com/modules.php?name=News&file=article&sid=66

 

   

 

Mutki'de PKK'ya geçit yok

Arap ve Zaza aşiretlere bağlı korucularla teröristler arasında kıran kırana mücadele. Ali Kemal Erdem'in özel haberi.

28.08.2008 16:43
PKK’ya son yılların en büyük darbesinin vurulduğu Bitlis Mutki’deki Arap ve Zaza aşiretlere bağlı korucularla PKK’lılar arasında yıllardır kıran kırana bir mücadele var.

ALİ KEMAL ERDEM / ÖZEL HABER

PKK son yıllardaki en büyük kaybını geçtiğimiz gün Bitlis’in Mutki İlçesi’ne bağlı İkizler Köyü kırsalında verdi. Halen devam eden operasyonlar kapsamında şu ana kadar 18 PKK’lı etkisiz hale getirildi. PKK’nın bu denli kayıp vermesinde İkizler Köyü korucularının başarılı direnişinin etkili olduğu belirtiliyor. Saatler boyunca kalabalık PKK grubuyla tek başlarına çatışan İkizler Köyü korucuları beş de şehit verdi. Askerin de yardıma gelmesiyle kaçış yolları tutulan terörist gruba büyük darbe vuruldu.
Son olayla tekrar gündeme gelen Mutki aslında bu tür olaylara hiç de yabancı değil. PKK kendisi açısından önemli bir geçiş noktasında olan Mutki kırsalına yerleşmek için yıllardır uğraşıyor. Son olayda olduğu gibi sık sık buraya kalabalık gruplar gönderiyor. Ancak bugüne kadar bölgede istediği sonucu alabilmiş değil. Bunun nedeni kimi yerlerde pek de sonuç vermeyen koruculuk sisteminin burada iyi yerleşmiş olması. Bunda da bölgedeki Arap ve Zaza aşiretlerinin büyük etkisi var. Bölgedeki Kürt aşiretleri kimi siyasi ve sosyal nedenlerle koruculuğa biraz daha mesafeli bakıyor. Buna karşın Arap ve Zaza aşiretleri koruculuğa daha fazla katılım göstermişler. PKK’lılarla son çatışmaya giren İkizler köyü korucuları Arap asıllı Bıdri aşiretinden. Aşirete bağlı korucular son şehitlerle birlikte bugüne kadar teröre 30 şehit vermiş. Muş ve Bitlis’te yaşayan bu aşiretin 3-4 bin civarında nüfusu var ve ağırlıklı olarak Bitlis’in Mutki ve Hasköy ilçeleri arasında yaşıyorlar. Onlar dışında bölgenin bir diğer etkili korucu Arap aşireti ise Şigolar.

ŞEMDİNLİ SANIĞI ASTSUBAY DA MUTKİ’NİN ZAZA AŞİRETİNDEN

Arap aşiretleri dışında koruculuk sistemine bir diğer destek de Mutki’de nüfusun neredeyse yarısını oluşturan  Zazalardan geliyor. Zazaların Kürtlerin bir kolu olup olmadıkları yıllardan beri tartışma konusu. Zazaların da bu konuda kafası hayli karışık. Kimisi kendini Kürt kabul ederken kimisi kabul etmiyor. Koruculuk Zazalar arasında hayli yaygın. Şanlıurfa’da Siverek ve Hilvan ilçelerinde yaşayan ve bir dönem 10 bine yakın korucuları olan ünlü Bucak aşiretini bu konuda örnek gösterebiliriz. Mutki’de ise en büyük Zaza aşireti ise Mahmudiler. Bu aşiretin Bitlis’teki kolu Zazaca konuşurken Van’daki kolu Kürtçe konuşuyor. Geçmişten beri PKK’yla kavgalı olan bu aşiretten de çok sayıda korucu bulunuyor. Onlar da bugüne kadar çok sayıda şehit vermişler. Bu aşiretin en ünlü mensuplarından birinin ise Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombaladığı iddia edilen Astsubay Ali Kaya olduğu iddia ediliyor. Jandarma İstihbarat içerisinde “Mutkili Ali” olarak bilinen Kaya, halen Şemdinli davası kapsamında yargılanıyor. Bir süre hapiste kaldıktan sonra geçtiğimiz aylarda tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalmıştı. Şemdinli olayının patlamasının ardından Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Kaya’yla ilgili “Tanırım iyi çocuktur” demiş bu sözleri tartışma konusu olmuştu. Özgür Gündem Gazetesi’nde Kaya’nın çocukluğunda Mutki yaylasında gördüğü PKK’lıları ihbar ederek beşinin ölümüne neden olduğu iddia edilmişti. Aynı aşiretten korucu dışında çok sayıda özellikle astsubay ve uzman çavuş rütbesinde asker de çıktığı belirtiliyor.

ALINTI: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=94054&cat=200&dt=2008/08/28

 

 

     

 

 Zaza Dil Kurumu Kuruldu

 
Almanya'da yaşayan Bingöllü Yaşar Aratemur, Zaza Dil Kurumu'nu kurdu



ZAZA dil bilimi üzerine çalışma yapan ve Almanya'da yaşayan Yaşar Aratemur, Zazacanın daha etkin bir dil olarak kullanılması için çalışmalar yaptığını söyledi. Zaza Dil Kurumu'nun Almanya'da mahkeme kararı ile tescil edildiğini belirten Aratemur, "Zaza dili yavaş yavaş kayboluyor. Bu gidişle 15-20 yıl sonra Zaza dili diye bir şey kalmayacak. Bu coğrafyada bütün kültürleri ve dilleri yaşatmak bizim  görevimizdir. Zaza Dil Kurumu yaklaşık 3 aydır faaliyettedir. Zaza dilini yaygınlaştırmak amacıyla yakında bir internet sitesini de hizmete açacağız" dedi.
DERGİLER ÇIKARDI
Bugüne kadar Çime (Kaynak) ve Zazaki isimli dergiler çıkaran Aratemur, Zaza Dil Kurumu'nun da yakında dil bilimi üzerine 6 ayda bir dergi çıkaracağını ifade etti. Zazaca-Almanca ve Zazaca-Türkçe sözlük çıkaracağını da belirten Aratemur, "Şu anda sözlük çalışmalarına devam ediyorum. Yakında sözlükleri çıkarmayı planlıyorum. Ayrıca Zazaca hikaye ve masalların da yer aldığı kitaplar da yazacağım" şeklinde konuştu. 

1 Eylül 2008 - 14:10:50 - 23 günlük
Ekleyen editör:
Bingöl Gazetesi

ALINTI: http://www.bingolgazetesi.com.tr/detay.asp?hid=4666

 

 

 

Zazaca Mevlit okundu 

Zazaca Mevlit okundu

22 09 2008 12:40

 


Zazaca yazılı edebiyatın öncüsü ve din alimi Mela Ehmedê Xasî’nin yaşamını konu alan panele farklı toplumsal kesimden birçok kişi katılırken, Mela Xasî’nin Zazaca yazdığı Mevlidi okundu.

 

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan dolayısıyla düzenlediği paneller dizisinin beşincisi Kürtçenin Zazaca lehçesinin öncüsü Mela  Ehmedê Xasi üzerine gerçekleştirdi. Moderatör Mahmut Neşite, panellerin Kürtçenin hem Kurmanci, hem de Zazaki lehçelerinden yapılmasından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e teşekkür etti. Neşite, 1071’de Kürtlerin kara bahtlarının başladığını, 1639’da Kasrı Şirin Antlaşması ile Kürtlerin ikiye, 20. yüzyılda da dörde bölündüğünü söyledi.

Panelistlerden Malmisanij, “Yazılı Kirmancki Edebiyatı ve Melayê Xasî” başlığı ile yaptığı konuşmada Mela Xasî’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Lice’nin Hêzan Köyü’nde doğduğunu, Medrese eğitimi gördüğünü, icazetini Diyarbakır’da Hacı İbrahim’den aldığını söyledi. Sultan Hamid döneminde yaşayan Mela Xasî’nin Ulu Cami’de imamlık, Lice’de müftülük yaptığını anlatan Malmisanij, “Daha sonra Bingöl’e gitmiştir. 1909’da 12 arkadaşı ile birlikte Divan’ı Harp’e verilir ve 3 yıllığına Rodos’a sürülür. Ancak yeni padişah tahta geçtiği için affedilir ve birkaç ay sürgünde kalır ve döner” dedi.

Edebiyatın bir yazı sanatı olduğunu, sanatçının da içinde bulunduğu koşulları yansıttığını ifade eden Malmisanij, “Mela Xasî Zazaca ilk eseri veriyor ve 1899’da Mevlid’i yazıyor. Ve bu kitap Diyarbakır’da basılıyor. Yani Zazaca yazılı edebiyatın başlangıcını yapıyor” diye konuştu. Bu tarihten sonra 1903’te Siverek Müftüsü’nün Zazaca bir Mevlid’inin bulunduğunu bunun da Celadet Bedirhan’ın yardımıyla Şam’da basıldığını anlatan Malmisanij, “1970’lere kadar Zazaca eser yazılmamış olduğunu dikkate aldığımızda bu eserin kıymeti bir kez daha ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Mela Xasî’nin Kürtçenin her iki lehçesi, Arapça, Farsça, Türkçe şiir yazacak kadar dile hakim olduğunu anlatan Malmisanij, “Bugün bile şiir yazabilecek kadar beş dili bilen kimse yok” dedi.

Panelistlerden M. Haylani de Büyükşehir Belediyesi’nin kültür üzerine yaptığı çalışmalardan övgüyle söz etti ve Başkan Osman Baydemir’le teşekkür ederek konuşmasına başladı. “Kalbinde aşk olmayan Mevlid yazamaz” diyen M. Haylani, “Bir kişinin karakteri konuşması ile ortaya çıkar. Bir milletin karakteri ise edebiyatı ile ortaya çıkar” dedi. Mevlid yazmanın felsefesi üzerine duran M. Haylani, Mevlidlerin aşk mesleği olan mutassavufların eseri olduğunu söyledi. Aynı şiirde beş dil kullanmanın Kürt şairlere özgü bir tarz olduğunu anlatan M. Haylani, Mela Xasî bu yönüyle Ehmedî Xanî’nin takipçisi olduğunu belirtti. M. Haylani bu nedenle Kürtlerin şovenizme kapalı olduğunu söyledi.

Mele Mehemedê Kavarî’nin mevlid ve kasideler okuduğu panelde, izleyenler de zaman zaman eşlik ederken, izleyenler ayrıca soru ve açıklamalarıyla Mela Xasî’nin hayatına ışık tuttu. İzleyenler arasında Mela Xasî’nin torunlarının da olduğu gözlendi. Paneli birbirinden farklı toplumsal kesimden birçok kişi izledi.

ALINTI: http://www.haber7.com/haber/20080922/Zazaca-Mevlit-okundu.php

 

 

 

TRT Kürtçe yayına Mart’ta başlayacak

Levent İÇGEN / ANKARA

 

 

TRT’nİn Kürtçe, Zazaca, Farsça ve Arapça dillerinde yayın yapacak kanalı, PKK’nın kanalı olarak bilinen Roj TV ile aynı uydudan bölgeye seslenecek. TRT, kanalın Hotbird isimli uydudan yayına çıkması konusunda hazırlıklara başlarken, yayın tarihi olarak da Mart 2009’u belirledi.

Arap ülkelerinden talep var

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Temmuz ayında Doğu ve Güneydoğu illerinde anket çalışması yaptıklarını ifade ederek, “Bölge dillerinde yayın yapacak kanal ile ilgili çok olumlu tepkiler aldık. Hatta kanalın İstiklal Marşı ile açılıp İstiklal Marşı ile kapanması konusunda talep geldi” dedi. Kanalın adının henüz netleşmediğini ancak TRT yazısının ardından bir rakamın geleceğini anlatan Şahin, Arap ülkelerinin de Türkiye’den Arapça yayın yapması konusunda talepleri olduğunu dile getirdi.

AGB sonuçları manipüle ediyor

Şahin, Türkiye’nin tek reyting ölçme kuruluşu olan AGB’den ayrılacaklarının da sinyalini verdi. AGB’nin ölçümleri manipüle ettiğinin altını çizen Şahin, TRT’nin BBC gibi reklam gelirlerinden de çıkması gerektiğini söyledi. Şahin, “Benim 30 trilyon zaten reklam gelirim var, olsa ne olmasa ne. Bizim reklam pastasında büyük pay alalım gibi hırsımız da yok. TRT olarak biz çıktığımız zaman AGB tartışılır hale gelir ki bunu hiç kimse düzeltemez. TRT olarak oradan çıktığımızı söylediğimiz andan itibaren en az 15 kanal kopacak” diye konuştu.

TRT’nin yüzde 80’i sosyal demokrat

Şahin, TRT’de kadrolaşma iddialarına da yanıt vererek, liyakat esaslı bir yöneticilik anlayışını getirmeye çalıştıklarını söyledi ve “İdeolojik bakış açısıyla iş yapmıyoruz. Baktığınız zaman TRT’nin yüzde 80’i sosyal demokrat. Bunu esas alarak hareket edecek olursak iş yapamayız” dedi.

Bülent Ersoy’a TRT’nin bir yasak getirmediğini söyleyen Şahin, “TRT, Bülent Ersoy’a bir yasak getirmedi. Aksine TRT’deki yasakları yasaklamak için çalışıyoruz. Biz yasaklara karşıyız” diye konuştu.

ALINTI: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=17.09.2008&Newsid=199223&Categoryid=1

 

   

 

Yılmaz Güney ‘Nazım’da

Yılmaz Güney ‘Umut’, ‘Sürü’, ‘Yol’, ‘Duvar’ gibi önemli filmlerinin gösterimiyle ve çeşitli etkinliklerle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde anılıyor.

NTV-MSNBC

Güncelleme: 11:10 TSİ 17 Eylül 2008 Çarşamba  / İSTANBUL

Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Vakfı, Türkiye Sinema Emekçileri Sendikası ve Nazım  Hikmet Kültür Merkezi Yılmaz Güney’i Eylül ayı boyunca sürecek etkinliklerle anıyor. 30 Eylül’e kadar sürecek film gösterimlerinin yanı sıra 9-15 Eylül tarihleri arasında Yılmaz Güney film afişleri sergisi de açılacak.

Yılmaz Güney’in anıldığı etkinliklere 7 Eylül’de ‘Umut’ filminin gösterimiyle başlandı. Güney’in ölüm yıldönümü olan 9 Eylül Cuma gününde de gerçekleştirlen bir panelle Yılmaz Güney sineması konuşuldu. Panele yönetmen Handan İpekçi, yazar Vecdi Sayar, yönetmen Ahmet Soner gibi isimler katıldı. Panelin ardından ‘Duvar’ filminin çekimleri sırasında Yılmaz Güney’le yapılan görüşmelerle oluşturulmuş olan ve Patrick Blossier’in gerçekleştirdiği ‘Duvarın Etrafında’ adlı belgesel film gösterildi. Açık havada gerçekleştirilecek filmlerin gösterim ücretleri 2.50 YTL. Filmler, gösterim tarihleri ve saatleri:

 

UMUT (7-8 Eylül’de gösterildi.)
Türk Sinemasının en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilen ‘Umut’ aynı zamanda Dünya sinemasında da yer etmiş bir yapım. Eleştirmenlerin ‘İtalyan Yeni Gerçekçilik’ akımına yakın gördüğü film daha sonrasında Güney’in çevireceği siyasal filmlerin de öncüsü sayılıyor. Senaristliğini, yönetmenliğini, yapımcılığını ve başrol oyunculuğunu Yılmaz Güney’in yaptığı filmin diğer oyuncuları arasında Tunçel Kurtiz, Osman Alyanak ve Enver Dönmez yer alıyor. 2. Adana Altın Koza Film Festivai’nden En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri de dahil beş ödülle dönen film uluslararası arenada da başarı sağladı.  

Umut

AĞIT (12-13 Eylül 20.30)
1971 yapımı ‘Ağıt’ Yılmaz Güney’in hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği filmlerinden. Adana film Festivali’nden dört ödülle dönen film aynı zamanda ‘Acı’ ve ‘Umutsuzlar’la beraber bir üçlemenin parçası. Venedik Film Festivali’nde ön elemeyi kazanıp 10 film arasına giren ‘Ağıt’ zamanında Günay’in çoğu filmi gibi sansüre uğramıştı.

AÇ KURTLAR (15-16 Eylül 20.30)
Köyünde öğretmenlik yapan Serçe Memed’in karısının eşkıyalar tarafından kaçırılıp, öldürülmesinden sonra bir kanun kaçağına dönüşmesini anlatan filmde Yılmaz Güney yönetmenliği ile olduğu kadar oyunculuğuyla beğenilmişti. Film aynı zamanda Güney’in yönetmen olarak sinemasını olgunlaştırmaya başladığı ilk yıllara ait olmasıyla da önem kazanıyor.

ZAVALLILAR (19-20 Eylül 20.30)
Güney’in başlayıp Atıf Yılmaz’ın bitirdiği ‘Zavallılar’ hayatı hapishanede geçen üç mahkumun hikayesini anlatır. 1975 yapımı film 12. Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi 3. Film’ ödülünü kazandı.

ARKADAŞ (21-22 Eylül 20.30)
Yılmaz Güney’in en bilinen filmlerinden ‘Arkadaş’ öğrencilik yıllarından tanışan iki arkadaşın yıllar sonra karşılaşmasını anlatıyor. Cemil (Kerim Afşar) zengin olmuş bir kıyı kentinde bir kadınla evlenmiştir. Azem (Yılmaz Güney) ise arkadaşının çarpık yaşantısını anlatmaya çalışır. Bu sırada Cemil’in eşinin kardeşi Melike (Melike Demirağ) Azem’e aşık olur. Filmin sonunda Cemil gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

‘Arkadaş’ı bazı çevreler fazla didaktik bularak’ eleştirse de filmi ‘toplumsal yanı çok güçlü olan başarılı bir dram’ olarak görenler de oldu. ‘Arkadaş’ Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi 2. Film’ ödülünü almış, Sinametek tarafından da yılın en başarılı filmi seçilmişti.

Sürü

SÜRÜ (23 ve 26 Eylül 20.45)
Güney’in senaryosunu yazdığı ama cezaevinde olduğu için yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı film ‘Türk Sineması’nın En İyileri’ listelerinin gediklisi olduğu gibi Türkiye’yi en iyi anlatan yapıtlardan biri olarak da görülüyor. Bir sürünün Anadolu’nun doğusundan batısına trenle taşınması ön plana alınarak, Anadolu’nun yoksulluğu, çaresizliği ve o günlerin siyasal çelişkileri ve çatışmaları, geleneklerin, kadının toplumdaki yerinin anlatıldığı ‘Sürü’ ayrıca uluslararası festivallerde en fazla ödül kazanan Türk filmlerinin başında geliyor. 
YOL (27-28 Eylül 20.30)
Kimi kaynaklara göre Türk Sineması’nın en iyi filmi olarak görülen ‘Yol’ dünyanın en büyük festivali kabul edilen Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ kazanan tek film olma özelliğini de koruyor.

Yılmaz Güney tarafından yazılan ilk önce ‘Bayram’ adıyla Erden Kıral tarafından çekilmeye başlanan ‘Yol’ Güney’in filmi daha sonra Erden Kıral’dan alıp Şerif Gören’e vermesiyle hikayede de ufak değişikliklere gidilmişti. 12 karakterin 5’e indirilerek yeni bir ekiple çekilen filmin çekilen ham görüntüleri yurtdışına kaçırılarak Yılmaz Güney’in de başında bulunduğu bir ekip tarafından kurgulanmıştır.

Film Türkiye’de yasaklı olduğu için ancak 18 yıl sonra gösterilebilmişti. 

Yol

DUVAR (29-30 Eylül 20.30)


1976’da Ankara Kapalı Cezaevinde, Güney’in de tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyan konu edilmiştir. Bu olaydan derinden etkilenen Yılmaz Güney, isyanın arkasından gönderildiği Kayseri Cezaevinde ‘Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz’ ismiyle bir roman yazmış ve film yurt dışına çıkışında Fransa’da bu roman üzerinde kurulu senaryo ile çekilmiştir.

Tuncel Kurtiz ve Ayşe Emel Mesci dışındaki tüm oyuncular hayatlarında ilk kez kamera karşısına çıkmışlardır. Film Fransa’da oldukça zor şartlar altında çekilmiştir. Ayrıca filmin ilgi çekici bir diğer özelliği ise
Zazaca’nın sinema da ilk kez kullanıldığı film olmasıdır.

‘Duvar’ dünya basınında yer bulmuş, önemli eleştirmenler tarafından ‘sert ve gerçekçiliğin doruklarında bir film’ olarak yorumlanmıştır. ‘Duvar’ aynı zamanda Güney’in son filmidir.

ALINTI: http://www.ntvmsnbc.com/news/458841.asp

 

   

 

TRT’nin Kürtçe yayını 2009’a kaldı

Hale GÖNÜLTAŞ / ANKARA

TRT’nİn Kürtçe, Arapça, Farsça, Zazaca dillerinde yayın yapacak kanalının yayına girmesi 2009 yılına kaldı. Kürtçe, Arapça, Farsça ve Zazaca bilen personel, TRT Farklı Dillerde Yayın Koordinatörü Sinan İlhan başkanlığında oluşturulacak bir ekip tarafından seçilecek ve kurumda sözleşmeli olarak görev yapacaklar.

İlk aşamada 12 saat yayın

TRT kaynakları, TRT Kanunu’nda yapılan değişikliğin ardından geçen üç aylık süre içerisinde teknik ve hukuki düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirttiler. Kanal ilk aşamada 12, daha sonra 24 saat boyunca dönüşümlü olarak Kürtçe, Arapça, Farsça ve Zazaca yayın yapacak. Kürtçe yayın süresince yine dönüşümlü olarak Kürtçe’nin Kurmanci, Sorani ve Kelhuri lehçelerinde yayın yapılacak.

Kürtçe seslendirilmiş film

Sinan İlhan başkanlığında oluşturulan bir ekip, kanalın yayın akışı taslağını çıkartmak için de çalışma yapıyor. Kanalın, TRT 1’in yayın akışına benzer yayın yapması bekleniyor. Bu doğrultuda kadın ve çocuklara yönelik programlar, haber, eğlence ve müzik programları ve Türk ve Dünya sinemasından film gösterimleri de olacak. Filmler, yayın saatinde hangi yayın diline denk geliyorsa, o dil ve lehçede dublajlanmış olarak yayına verilecek. TRT’nin yeni kanalında, Kürtçe ve Zazaca müzik yapan sanatçılar da programlarında görev alacaklar.

ALINTI: http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=TRTnin_Kurtce_yayini_2009a_kaldi_197753_1&tarih=08.09.2008&Newsid=197753&Categoryid=1

 

   

 

Adli Yıl Başlıyor: “Bizim Eller”de Yargı Manzaraları

Sanık kürsüde kendini savunuyor: “Geçen seneydi, geceyarısı benim evime geldiler, yataklarımızdan uyandık, çok korktuk." Hakim. “Ne istiyorlarmış?”, Sanık: “Ma ben ne bilem eline silah almış, devleti yıkacam diyor pez...k” Yeni adli yıl hayırlı olsun...

 BİA Haber Merkezi - Tunceli

06 Eylül 2008, Cumartesi

Hüseyin AYGÜN

Aşağıdaki satırlarda birkaç mahkeme sahnesi canlanmaktadır. Artık yargının “kurucu” bir unsuru olan itirafçılarla, yaşlı ve tonton mahkeme başkanlarıyla, “cevval” savcılarla, genç ve idealleri henüz ayakta avukatlarıyla, yorgun ve arada kalmış köylüleriyle ve her tür “aktörüyle” yargı anlatılmaktadır.

Sahne ise bazen Malatya, bazen Erzurum DGM’nin veya “Özel Yetkili Ağır Ceza”nın insanın için karartan salonlarıdır.

Dekor:
 

Arka tarafta son dönemde gözden geçirilerek revize edilmiş “Adalet Devletin Temelidir” (evvelden ...mülkün temelidir idi ve hep yanlış anlaşılırdı) yazısı, yüksek yere konuşlanmış üç hakim ve bir savcı.

Sanık locasında yarı Zazaca yarı Türkçesi ile “terör zanlıları”; savunma makamında ise henüz hukuk devletine inancını yitirmemiş ceza avukatınız –elbette bendeniz- ve yazarınız.

Anlatılanlar asla hayal ürünü değildir; olmuş-bitmiş, “gerçek yaşamdan alınmış”tır.

“Kimsiniz?” “Biziz teröristler”

Erzurum DGM’deyiz. Çok sayıda yaşlı zanlı tutuklu yargılanıyor ve ilk duruşmadayız.

Sanık M. (Heyecanla anlatıyor, sesine inandırıcı olmayı başarmak isteyen bir hava hakim): Gece kapı çalındı, gittim kapıya, sordum 'kimsiniz?'

Hakim: Kimmiş?

M: Bilmiyorum hakim bey, cevap gelince anladım: "Biziz teröristler, dediler.”

Hakim: Onlar kendine "terörist" mi dediler?

M: He.

Hakim: Sen ne dedin peki?

M: Ben "s..tir olun gidin!" dedim.

Bundan sonra artık salonda sadece hakim de dahil herkesin gülüşmeleri duyulur...

"Sen olsaydın vermez miydin hakim bey?”
 

Malatya 2 No'lu DGM’deyiz.

Zamane hakimi E. Bey hışımla soruyor: “Niye verdin malzemeyi, niye karşı çıkmadın örgüte?”

Yaşları 80’lerde Ali amca “Elinde silah var benim babam, ma ben nasıl direneyim adama? Sen olsaydın vermez miydin hakim bey?”

Bunu beklemeyen hakim sessizdir.

“Bu bir JİTEM komplosudur!”   

Sanık bir köylü, daha çok genç, üstelik 3 aydır tutuklu.

Hakim bu defa A. ve ötekilerden biraz daha anlayışlı: “Evladım niye yardım ettin?”

Boğazını temizleyen köylümüzün aslında boğazında gıcık yoktur; sadece heyecanını bastırmak istemektedir. İlk defa sanıktır: “Ben suçsuzum hakim bey, bu bir JİTEM komplosudur!”

Şaşıran hakim bu defa savunmaya (bana!) bakar ve kızarak “Avukat bey ne diyor müvekkiliniz?” der. 

Avukat ise şaşırmış olduğu halde hızla toplar kendini: “Ehem... hakim bey JİTEM Türkiye’nin bir gerçeğidir, müvekkilimin sözleri acı da olsa gerçektir!”

Bu defa hakim hem sanığa hem de avukata kızar: “JİTEM kimseyi bulamadı da dağ başındaki köylüyü mü buldu komplo yapacak!”

Bu kısa “ders”ten sonra hakim genç köylünün tahliyesine karar verir.

“Sana zehir zıkkım olsun ha...!”
 

Bir PKK itirafçısı olan E.K. sahnede.

Aralarında 90 yaşında köylüler de olan sanıkları “teşhis” ediyor.

Tam önündeki 90 yaşındaki A.K.’ye bakıyor ve onun “suçlarını” sayıyor:

“Evinde bize altı torba yiyecek verdi, hep yardım ediyordu, örgütün çok büyük destekçisiydi, hatta ben teslim olduğum gece bile evinde son bir yemek yedim.”

90 yaşında ayakta durmakta zorlanan A.K ise artık dayanamaz: “Sana zehir zıkkım olsun ha!”  

“Sayın Mahkemeniz bu davada yetkisizdir!”
 

Bu kez sanık “siyasi abi”lerden ve kürsüde çok sert bir siyasi savunma yapıyor. “Biz sizin mahkemelerini tanımıyoruz, siz bizi yargılayamazsınız, bizi ancak örgütümüz yargılar...”

Savcı S. ise bu “nutuk”a izin veren mahkeme başkanı E.’ye tepkiyle bakmakta (arada kaş göz ve el işaretleri de yaparak) ve adeta müdahaleye davet etmektedir. (Bu savcı S. sonra büyük bir kente gitti ve “laik” tutumu nedeniyle oraları ona dar ettiler, youtube’a düştü falan-filan)

Mahkeme başkanı nazikçe “sanığın” sözünü keser ve “yaz kızım Sayın Mahkemeniz bu davada yetkisizdir”.

“Ma ne bilem silah almış devleti yıkacam diyor Pe....k”

Başka bir sanık kürsüde kendisini savunuyor: “Geçen seneydi, geceyarısı benim evime geldiler, yataklarımızdan uyandık, çok korktuk  hakim bey”.

Hakim: “ne istiyorlarmış?”

Sanık –sesi öfkeli bir hâl alıyor- “ma ben ne bilem eline silah almış, devleti yıkacam diyor pez...k”!

Uzun ve bıktırıcı değerlendirmelerle –herkesin aşağı-yukarı bildiği- yargının sorunlarını anlatmak yerine okurlara biraz “bura”nın yargı hallerini hatırlatmak –ve bu arada biraz da güldürmek- istedim.

Yeni adli yıl hayırlı olsun! (HA/EZÖ)

ALINTI: http://www.bianet.org/bianet/kategori/biamag/109486/adli-yil-basliyor-bizim-ellerde-yargi-manzaralari

 

 

 

TRT’ye 120 Kürtçe tercüman kadrosu

3 Eylül 2008

Meltem ÖZGENÇ/ANKARA

TRT’NİN hazırlığını sürdürdüğü Kürtçe TV için bir adım da RTÜK’ten geldi. TRT, Üst Kurul’dan, atıl 120 kadrosunu mütercim tercüman kadrosuna çevirme izni istedi.

RTÜK bu isteğe olumlu yanıt verdi. TRT, hazırlığını sürdürdüğü Kürtçe TV için kullanmadığı "sekreter, odacı, ışıkçı vs..." 120 kadrosunu mütercim tercüman kadrosuna dönüştürebilmek için RTÜK’ten izin istedi. Üst Kurul da, bu talebe olumlu yanıt vererek TRT’nin mütercim tercüman kadrolarını onayladı. TRT bu kadroyu sadece Kürtçe için değil, aynı kanal içinde ayrı ayrı günlerde yapılacak Boşnakça ve Arapça yayınları için de istedi. TRT önümüzdeki günlerde, mütercim tercüman kadrosuna Kürtçe (Kırmançi ve Zazaca), Boşnakça ve Arapça bilen eleman almak için duyuru yapacak.

ALINTI: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9806649.asp?gid=233&sz=90485

 

 

 

TRT atağa geçti! Kürtçe den sonra şimdi de Ermenice! 

TRT atağa geçti! Kürtçe den sonra şimdi de Ermenice!

TRT ile Ermenistan Devlet Televizyonu PTA’nın genel müdürleri işbirliği için mutabakat imzaladı. İki kanal ortak programlar hazırlayacak. TRT’de Ermenice yayın gündemde

Sevil KÜÇÜKKOŞUM-AKŞAM

TRT ile Ermenistan Devlet Televizyonu PTA’nın genel müdürleri işbirliği için mutabakat imzaladı. İki kanal ortak programlar hazırlayacak. TRT’de Ermenice yayın gündemde

Türkiye’nin Ermenistan ile açılım politikası kapsamında ilk adım televizyonlar arasında atıldı. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ile Ermenistan Devlet Televizyonu Genel Müdürü Alexan Haroutunian önceki gün Ankara’da bir araya gelerek işbirliği mutabakatı zaptını imzaladı. Önümüzdeki günlerde anlaşma metni haline getirilecek olan mutabakat zaptında, “Kamu yayıncıları ve EBU üyeleri olan TRT ile Ermenistan Kamu Radyo Televizyon Kurumu, kendi ülkelerindeki güvenilir pozisyonları ve kamu görevlerine dayanılarak bu anlaşma ile kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirme ve ilerletmeyi kabul ederler. Diyaloğu geliştiren TV formatları, Ermenistan ile Türkiye’ye odaklanan TV programları,
bilgi ve deneyim teatisi, diğer konularda işbirliği yapılacaktır” denildi.

İki ülkenin devlet televizyon ve radyoları, diyaloğun geliştirilmesine yönelik projeler üretecekler. Bu çerçevede ortak programlar ve belgeseller hazırlanacak. Ermeniler ve Türklerin birbirlerini daha iyi tanıması hedeflenen TV programlarının yanı sıra, iki devlet televizyonu teknik altyapı konusunda da işbirliği yapmayı hedefliyor.

TÜRKİYE’DE TEMSİLCİLİK HEDEFİ

Ermenistan Devlet Televizyonu, Türkiye’de bir temsilcilik de açmak istiyor. TRT, Ermenistan Devlet Kanalı ile yaptığı işbirliği protokolünün benzerlerini Azerbaycan İçtimai Televizyonu, Türkmeneli Televizyonu, Saraybosna Televizyonu, Alman ZDF, Bulgaristan Deliorman Televizyonu, Arnavut Devlet Televizyonu gibi televizyonlarla da yaptı.

TRT, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde yoğun olarak konuşulan dillerde de yayın yapma kararı aldı. Bu kapsamda ilk etapta Türkiye’nin komşularında konuşulan Kürtçe, Zazaca, Arapça, Farsça dillerinde yayın yapacak olan TRT’nin gündeminde Ermenice, Gürcüce ve Rusça gibi dillerde de yayın yapma projesi bulunuyor. Ancak, yetkililer Ermenice, Gürcüce ve Rusça yayın için henüz hazırlık yapılmadığını belirtiyor.

28 Ağustos 2008, 09:42

ALINTI:http://www.medyakafe.com/haber.php?haber_id=7624

 

 

 

Bu da Kürtçe Rap

28.08.2008

DİYARBAKIR-  Avrupa'da yaşayan Mardinli genç bir kızın çıkardığı Kürtçe sözlü 'Rap' albümü, Güneydoğu'da vatandaşlar tarafından video paylaşım sitelerinde tıklanma rekoru kırıyor. Dezz Deniz isimli genç kızın seslendirdiği uzun havalı Kürtçe rap şarkılar büyük ilgi görüyor. 

  Güneydoğu'da Kürt 'Rock' ve pop müzikten sonra şimdi de Kürtçe 'Rap' yapılmaya başlandı. 13 yıldan bu yana Almanya'da yaşayan Dezz Deniz isimli Mardinli genç bir şarkıcı uzun hava türküleri eşliğinde seslendirdiği rap müzik tarzı albümüyle büyük ilgi görüyor. 6 ay önce piyasaya çıkan  'Bu kimdir' isimli müzik albümü tüm Avrupa ülkelerinde satışa sunuldu.

 

 

 

 

 

 

KÜRTÇE RAP

 

 Yoğun talep üzerine albüm çok yakın zamanda Türkiye'de satışa sunulacak. Youtube gibi video paylaşım sitelerinde tıklanma rekoru  kıran Kürtçe klipte Doğu ve Güneydoğu'nun tarihi kültürel mekanlarının yanı sıra insanların günlük yaşamından görüntülere yer veriliyor. Yoğun görsel efektli klipte yabancı dansçılar ile gösteri yapan Dezz Deniz, folklorik kültürü modern danslar ile birleştirerek doğu ve batı sentezini bir arada yansıtıyor. 

  Birçok kesimde büyük ilgi gören klibin sözleri şöyle "Dünden bugüne çok şey değişti, kültür, sanat dilimiz kimliğimizdir. Geleneğini unutma, fakat çağdaşlığı da yaşa. Hip hop yaşam tavrının duruşudur, başkaldırıdır hip hopla." 

 

ÖĞRETMEN ÇOCUĞU

 

  Bir öğretmen çocuğu olan 24 yaşındaki aslen Mardin Midyat doğumlu Dezz Deniz, 13 yıldan bu yana Almanya'da yaşıyor. Yurt dışında küçük yaşta hıp hop tarzı ile tanışıp benimseyen Deniz, müzik ve dans eğitimi aldıktan sonra profesyonel anlamda albüm çıkarmaya karar verdi.  Kürt müziğine farklı bir ses ve renk getirerek yeni bir tarz oluşturan Dezz Deniz, 6 ay önce piyasaya çıkarttığı  albüm nedeniyle Almanya'da birçok festival ve konserlerde sahne almaya başladı. Kürtçe hıp hop albümünde Kürtçe'nin yan˝

sıra  Türkçe, Zazaca, Soranice, İngilizce Kürtçe ve Kürtçe Fransızca dillerinde şarkılar seslendiriliyor. Dezz Deniz, albümün tüm kesimler tarafından ilgi duymasından mutluluk duyuyor. 

 

13 YIL ARADAN SONRA

 

  Tatil için 13 yıl aradan sonra Türkiye'ye gelen genç şarkıcı İstanbul Bağlarbaşı'nda konser vermiş. Türkiye'deki ilk sınavından alnının  akıyla çıkan Dezz Deniz, tatilini çocukluk arkadaşları ile bir araya gelmek için Diyarbakır, Mardin ve Batman'da geçiriyor. Kendi ülkesinde olduğu için sevinçli olduğunu söyleyen Dezz Deniz; çocuk yaştan itibaren beste yazdığını söyledi. Rap yaparak Kürt müziğinde bir eksikliği giderdiğini ifade eden Deniz "Sözlerimde çocuk, genç, yaşlı erkek kadın herkese bir mesaj

gönderiyorum. Sözlerimin iyi anlaşılacağını düşünüyorum" dedi.

ALINTI: http://www.diyarbakirsoz.com/haberdetay.asp?NewsId=11733

 

   

 

Demirkuş hava aydınlanırken geldi..

Abdullah Muradoğlu

.............................

"Komşularımızın Zaza ya da Kürt olduğunu, Alevi ya da Sünni olduğunu , Arap ya da Laz olduğunu bilirdik. Bu, bizim için bir halk bilgisi, bir folklorik malzeme düzeyindeydi. Nüfus kağıtlarımızda yazmaz, okullarımızda okutulmazdı. Biz, bu ülkenin içerisindeki herkesin kardeşlik sözleşmesiyle Türk olduğuna inandık. Bu yüzden acımasızca yaptığımız bu kavgaların adına bile kardeş kavgası dedik." diye başlıyor söze..

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

Kürt Gladyosu'na bir Zaza'nın tepkisi

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

'Kürt Gladyosu' başlıklı yazı Kürtçülük adına hareket eden bazı yapıların derin bağlantılarına dikkat çekiyordu. Uğur Mumcu'nun keşfetmeye yaklaşmışken, bedelini hayatıyla ödediği bu derin bağlantı Ergenekon iddianamesiyle iyice su yüzüne çıkmıştı.

........................

" Ben kimilerince Kürt, kimilerince Türk uzantısı kabul edilen Zaza kökenli biriyim. Ülkemin her acısı içimi acıtır, her sevinci gurur kaynağımdır.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

TÜRKİYE'DE ETNİK VE DİNSEL SİYASETİN

     MİNYATÜR ANALİZİ      

     
 
 
 
Yuhan   Marcus
yuhanmarcus @ yahoo.com
 
Kitlesel özgürlükler, etnik siyaset ve dinsel arzuların körükleyici serüvenleri, belli ülkelerin en büyük siyasetini tetikler.  Bazı ülkelerin vatandaşları siyasetle doğar ve siyasetle yeni kültürler edinir.  Yaşam biçimleri idol oluşturdukları siyasi resimlere yansır. Bu biçimsel değer bir bakıma minyatür siyasetin rengidir.

 

Günümüz ülkesine bunu uyarlamak istersek pek yanılgı yaşamayacağımızı ifade edebiliriz. Ülke genelinde siyasetin en büyük ve doruk noktaya ulaştığı bölge Doğu ve Güneydoğu olarak ilk karşımıza çıkanlardan. Siyaset bu bölgelerde çok sert şekilde kendini açığa vurur.

 

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri etnik siyasetin en bariz yaşandığı bölgelerdir.

 

Doğuda Kürt ve Zaza etniğinin belirgin olarak varlık göstermesi genelde bu bölgelerde daha çok etniksel siyasetin taraf toplamasına neden olurken, doğunun iç bölgelerine inildikçe de kimliğin ikinci planda olduğu ve dinsel kimliğin daha üstün olduğunu da anekdotlarda yer eder. Muhafazakar kesimin kendi diniyle bütünleştiğine inandığı partilere taraf olması da bölgesel bazda, siyasi bölünmeler yaşatmıştır. Siyasi değişimin balık sırtı olduğu bu kentler bazen dinsel siyaseti tercih etmiş bazen de etnik olanı otoriter konuma yükselmiştir.                                                                                                                                                                                                                            

 

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

PKK'dan Ergenekon Kopuşu Başladı

PKK'DAKİ İÇ ÇATIŞMA DERİNLEŞİYOR

 

PKK'dan Ergenekon kopuşu başladı
Ergenekon soruşturması, PKK’yı sarsmaya devam ediyor. Geçen hafta 30 kişilik Zaza grubu örgütten kaçarken birçok militanın baskı altında olduğu belirtiliyor.

Ergenekon-PKK ilişkisinde Doğu Perinçek’in rolüyle ilgili ilginç bilgiler var.


Ergenekon operasyonlarında terör örgütü PKK’nın adının sık sık geçmesi örgütü iyice sarsmaya başladı. Örgüt içinde iki teröristin idam edilmesiyle devam eden huzursuzluğun iyice arttığı belirtiliyor. Ergenekon operasyonlarının ardından, PKK’nın birileri tarafından yönlendirildiğini duyan bazı önemli teröristler örgütten kaçarak Celal Talabani yönetimindeki Kürt bölgesine geçti. Bu kaçış sırasında bazı militanların öldürüldüğü de aktarılıyor.                                                                                                                                             

 

PKK’dan kopanların Alevi kökenli Zazalar olması önemli bir ayrıntı olarak istihbarat birimleri tarafından dile getiriliyor. Zira PKK içinde Kürt-Zaza çatışması öteden beri vardı. Çünkü Zazalar daha çok örgütün derin ilişkilerinden rahatsız olan gruptu. Zazaların önemli temsilcisi, şu anda Elbistan Cezaevi’nde bulunan Hamili Yıldırım’ın kopuşta önemli rol oynadığı belirtiliyor. Yıldırım’ın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alındığında PKK-Ergenekon ilişkisini öğrendiği ve bu durumu Kandil’e aracılar vasıtasıyla ilettiği belirtiliyor. Hamili ile yakın arkadaş olan Dr. Ali kod adlı Yusuf Turhallı, bunun üzerine kendisine yakın 30 kişilik bir grubu alarak örgütten kaçtı.

 

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

TRT'de Daha Fazla Anadilde Yayın Yapılacak

TRT'de Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Zazaca, Boşnakça gibi anadillerde yayınların artırılması için yapılan yasal değişiklik Meclis Genel Kurulu'ndan geçti.

BİA Haber Merkezi - Ankara

12 Haziran 2008, Perşembe

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Radyo ve Televizyonları (TRT) Kanunu'nun 6. maddesinde yaptığı değişiklikle TRT'nin Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Zazaca, Boşnakça gibi Türkçe dışı dillerde daha geniş yayın yapmasını olanaklı hale getirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda 29 Mayıs'ta TRT Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6. maddesiyle ilgili önergenin görüşülmesinden sonra dün akşam da (11 Haziran) tüm yasa ele alındı. Tasarı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

Dersimliler Almanya’da Buluştu

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (FDG) öncülüğünde yapılan 3. Dersim Festivali Almanya’nın Duisburg kentinde, gerçekleşti. Kamer Genç'ten Ferhat Tunç'a Cem Özdemir'e pek çok kişinin katıldığı festivalde hem sorunlar dillendirildi hem de halaylar çekilip şarkılar söylendi.

BİA Haber Merkezi - Duisburg

11 Haziran 2008, Çarşamba

Hüseyin AYGÜN

Ev sahipliğini Duisburg Ruhr Derneği ve Solingen Ovacıklılar Derneklerinin yaptığı festivalde cumartesi (7 Haziran) buluşan yaklaşık 10 bin kişi halay çekti; semaha durdu; Mikail Aslan, Ferhat Tunç, Zele-Mele, Şervan ve Serdar ile Zazaca-Türkçe ve Kürtçe şarkılara eşlik etti. Uzun zamandır bir araya gelemeyen on binler Dersim özlemini Avrupa’da bir parça da olsa giderdi.

Sunuculuğu Ayfer Ber ve Mehmet Gülmez’in yaptığı festivale katılan Dersim milletvekili Kamer Genç en fazla ilgi gören isim oldu. Dersimliler gün boyu Genç’le fotoğraf çektirip ondan imza istediler.

Özdemir: Dersimliler Avrupa’nın aydınlık yüzü

Konuşmacılardan Cem Özdemir  Zazaca  “ma ve xêr”  diyerek başladı ve tüm dillerden misafirleri selamladı, Avrupa’da yaşayan Aleviler ve Dersimlilerin Avrupa toplumunun da “aydınlık yüzü” olduğunu ve buluşmaya davetli olduğu için  “onur duyduğunu”  belirtti.

 

 

 

 

 

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

TRT’de Kürtçe pop, spor ve magazin dönemi başlıyor!

Hükümetin GAP Eylem Planı’nda öngördüğü ‘Kürtçe yayın’ konusunda TRT hazırlıklara başladı. Tam gün sürecek yayınlarda müzik ve eğlence de olacak.

 
TRT’de Kürtçe pop, spor ve magazin dönemi başlıyor! Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan GAP Eylem Planı içiresidde yer alan TRT’nin Kürtçe yayın yapması konusunda hızlı adımlar atılmaya başlandı. TRT Kanun Tasarısı’nın 6. Maddesi’nde yapılan değişiklikle TRT’nin, Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde de yayın yapmasına imkan tanınması üzerine, kurum kısa sürede yeni bir kanalın hizmete girmesi için hazırlıklarına başladı.                                                                                                                                                                         

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

     

 

KÜRTÇE YAYINI İÇEREN TRT KANUNU TBMM GENEL KURULU'NDA KABUL EDİLDİ

Türkiye Radyo Tevizyon Kurumu(TRT) Kanunu'nda Değişiklik Yapan Tasarı TBMM Genel Kurulu'nda Kabul Edilerek Yasalaştı. Kabul Edilen Kanuna Göre TRT'nin Bir Kanalı, Kürtçe Başta Olmak Üzere Yerel Dillerde Gün Boyu Yayın Yapacak.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

KAÜ ÖĞRENCİLERİNDEN 9 DİLDE KONSER

Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Ters Nağme Müzik Grubu'ndan 9 öğrencinin verdiği konserde, 9 farklı dilden şarkılar seslendirildi.

Kars Belediyesi Kars Sanat Merkezi'ndeki konsere Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, İşadamı ve Araştırmacı Yazar Vedat Akçayöz ile üniversite öğrencileri katıldı. Konser öncesi bir konuşma yapan Başkan Alibeyoğlu, "Dünya barışı için savaşı istemek, savaş baltalarını çıkarmak, savaş söylemleri yapmak çok kolay ama dünya barışını sağlamak zordur. Zaten bizden hesap sormak üzere olan bir küresel ısınma var. Bakın, dünyanın doğal dengesi bozuluyor. Bu güce karşı dünyada neden bir milisler ordusu kurmuyoruz? Bütün gençler, bütün halklar bir araya gelip doğa üstü güçlere karşı kenetlenmiyoruz? Yani niçin el ele vermiyoruz? Niçin barış söylemleri olmuyor?" dedi.                                                                                                                                                

 

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

TRT: ÖNCELİĞİMİZ REYTİNG DEĞİL!

TRT: Önceliğimiz reyting değil! Şahin, özel yayın kuruluşlarına benzeme gibi bir kaygılarının olmadığını   belirtti.     

                                                                                                                                                                

ANKA'NIN HABERİ

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT’nin tekrar bir numara olması için birçok projeyi hayata geçirmeye çalıştıklarını belirterek, TRT-INT’in etkili bir haber kanalı haline getirileceğini, Kürtçe yayın yapacak kanalın yakında hizmete gireceğini, çocuk ve spor kanallarının da yayına başlayacağını bildirdi.

Şahin, özel
yayın kuruluşlarına benzeme gibi bir kaygılarının olmadığını, TRT’nin önceliğinin reyting değil halkın beklentileri olduğunu vurguladı.

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği’nin “Prime Time” isimli dergisinde yer alan söyleşisinde TRT’nin daha canlı, daha güler yüzlü bir kanal olması için çaba gösterdiklerini belirtti.


Şahin, “Özel televizyonlarla rekabet konusunda bizzat devreye girdiğiniz oluyor mu?” şeklindeki soruya ise şöyle yanıt verdi:

“TRT’nin güvenirliği ve izleyici sayısının fazlalığı herkes tarafından biliniyor. TRT’de program yapmış olmak yapımcılar için de prestij demek. Yoksa öyle kanallarla hınca hınç mücadeleye girmek gibi bir durum söz konusu değil. Bizim adımız yeterli. TRT yayınlarının önceliği reyting olamaz. Diğer yayın kuruluşları için öncelik ise elbette reytingdir. Bizim önceliğimiz milletimizin beklentileridir.”

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

                                                                                         Ju Şiyir                                                                                      


  E XO RA ŞERMAYENO


E qı awq’amı esta none mı çınyo
Eqı sola mı esta, tomê mı çınyo
Eqı şewa mı esta, roce mı çınyo

E  xora şermayeno

E qı ez daro, gılê mı çınyo
E qı ez gılo, perê mı çınyo
E qı gılde mı dı bılbıli çınyê
Herunda bılbılidı
Şewşewıki estê

Ez dara gulı vi xo ra şermayeno
 

                                                                                                                                                                    Zaza Derbekirij

 

(Şiirin Devamı: http://mediazaza.page.tl/NUSTE_MAQALE.htm?PHPSESSID=f1cba4dadb91d163d8d84c52e42f2344 sayfasında)

                                                                                                                                                                                          

 

   

 

Shabak Zazaları Tehdit Altında



Irak'ta Şii Shabak Zazaları oluşturduğu Şabak topluluğu aşırı dinci örgütlerin tehdidi altında. Güney Kürdistan'da Zazaki dilini konuşan topluluk azınlık olarak daha iyi koruma istiyor.

Geleneksel olarak Musul ve çevresinde yaşayan Shabak Zazaları, Sünni militanların etkili olduğu bölgede çifte tehdit altındalar. Kürtler ve düşman olarak gören Arap aşiretlerinin saldırılarına maruz kalan Shabaklar, ayrıca Şii oldukları için Sünniler tarafından dışlanıyor.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

Between Arab and Kurd ----SHABAK PEOPLE----

Between Arab and Kurd

The problems of the Shabaks, a community of up to 400,000 with their own language and cultural traditions, are rarely reported by foreign media, in contrast to those of Iraqi Christians, for example.

"They have no communities in Western countries," Dr Qaddo points out.

Some 1,000 Shabak civilians, he says, have been killed in the Mosul area since the 2003 invasion in terrifying attacks, including beheadings, by Sunni Arab militants.

A further 4,000 Shabaks have been driven out of their homes, adds the MP, whose own house was burnt down in the city.                                                                                                                                                                         

 

 

 

COMMUNITIES AT RISK
Selwan, an injured Mandaean refugee boy now in Syria

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

 Shabak People

From Wikipedia, the free encyclopedia

The Shabak people are a minority group of Iraq who live in the province of Ninawa. Their language, Shabaki, is classified as a Zaza-Gorani language of the northwestern Iranian languages section of the Indo-European family. They are scattered in thirty five villages located in the east of Mosul. Their population was estimated at around 15,000 in the 1970s[2], some reports place the number as high as 400,000, however a more likely estimate is in the 40,000 to 60,000 range.   

 

 

 

                                                                                                                                  

Shabak
Total population
60,000
Regions with significant populations
Iraq
Language(s)
Shabaki, Arabic
Religion(s)
2/3 Shia Islam, 1/3 Sunni Islam[1]
with Shabaki beliefs
Related ethnic groups
Zazas, Turkomen, Iranian people

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 

PKK'da ZAZA ÇATLAGI 

Terör örgütü PKK’daki Kürt-Zaza kavgası iyice kızıştı. Zaza oldukları için kilit görevlerden alınan onlarca terörist idam edildi. Kavga, sanal ortama da sıçradı. Önemli görevlerden alınan Zazaların yerine Ermeni ve Alevi asıllı teröristler getirildi.

Çözülme süreci devam eden terör örgütü PKK’daki kriz ve çatlaklar her geçen gün derinleşiyor. Son operasyonlarda ağır darbe alan örgüt kendi içinde de ciddi sorunlar yaşıyor. Bu çerçevede, PKK’da eskiden beri devam eden; ancak son dönemlerde iyice gün yüzüne çıkan “Kürt-Zaza kavgası” giderek derinleşiyor. Kürt olduklarını söyleyen bazı teröristlerin Zaza kökenlileri dışlamaya başladığı ve Zazaların kilit noktalara gelmelerini engellediği vurgulanıyor.

Emniyet ve istihbarat kaynaklarına göre hâlihazırda terör örgütü içinde bulunan Zazaların sayısı 250 ila 300 arasında. PKK’daki Zazalarda huzursuzluğun arttığı ve bazıları hakkında idam kararı çıkarıldığı belirtiliyor.

PKK’daki Kürt-Zaza kavgası sadece dağ ile sınırlı kalmadı; çatışma şehirdeki taraflara da yansımış durumda. Güvenlik güçleri internet üzerinden de sürdürülen kavganın sanal ortam dışına taşınması ihtimali üzerinde duruyor. Tartışmalar, Zazaların Kürt olmadığı yönündeki sataşmalarla başlayınca karşı taraf “Zazalar Kürdistan için bedel ödüyor.” çıkışını yaptı. Zaza grubuna karşılık, “Kürdistan Kürtlerindir, kaypak Zazalarla mücadele olmaz” diyen Kürtçüler arasında devam eden mücadelenin dozu her geçen gün artıyor.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

Annemin tek arzusu idi! O mezarı ölmeden bir kere olsun görebilmek

Mehmet Tüzün

Bir 'Geçmiş Olsun' deseydiniz!

Sayın Valimiz de, başvuru yapanların sayısının; tüm Bingöl ve kırsalındaki konut sayısından fazla olduğuna dair açıklama yaparlar.
 

Dilerim, Sayın Mehmet Altan; bu hikayeye de dikkat çeker.
*-*-*
Yararı olur mu, bilemem…
Ama ben; gene de annemin hikayesini yazayım.

Dilerim canınızı sıkmamış olurum...
*-*-*-
Sahi ne olurdu, da bir “geçmiş olsun” dese idiniz.
Hani siz şehitlerin yakınlarını, emanet kabul ederdiniz.
 

............................... 

Mehmet Tüzün
17.04.2008 Saat: 01:34

Haberin Devamı:

http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

   

 

TRT'YE KÜRTÇE TV YOLU AÇILDI 

TRT ye Kürtçe kanal yolu açıldı

     Erdoğan'ın Güneydoğu paketine ayrılan 12 milyar dolarlık yatırım Kürtçe TV'yi de kapsıyor.

 

 

 

                                                                                                                                                

                                                                                                                                                                                                        12 Nisan 2008 Cumartesi 11:55

Başbakan Tayyip Erdoğan, Güneydoğu Bölgesi'ne yapılacak 12 milyar dolarlık yatırım kapsamında Kürtçe TV kanalının açılacağı sözü verirken, TRT Yasası'nda değişiklik yapan tasarıyla "Kürtçe kanal" yolu açıldı.

Haberin Devamı: http://mediazaza.page.tl/ARCHIVE-XEVERO.htm?PHPSESSID=895fcff0e1d8a32a78b055f205728d22

 

 

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

 
  Today, there have been 42 ziyaretçi (142 klik) on this page!